İstanbul Teknik Üniversitesi bünyesinde yürütülen çalışma, kentte eylül ayında ölçülen partikül madde kirliliğinin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3 arttığını belirledi. Çalışma, 24 istasyondan elde edilen PM10 verileri ile rüzgar, yağış ve insan kaynaklı faaliyetlerin etkilerini değerlendirdi.

İstanbul'daki istasyonlarda eylül ayı PM10 konsantrasyonu ortalaması metreküp başına 29,33 mikrogram olarak hesaplandı. Geçen yılın aynı ayında bu değer 28,38 mikrogram seviyesindeydi. Ölçümlerin 15 istasyonda azalırken 9 istasyonda artması, kent genelindeki değişimin istasyonlar arasında farklılaştığını gösterdi.

En yüksek PM10 değeri 61,73 mikrogramla Sultangazi 3 istasyonunda kaydedildi. Kağıthane 1 ve Sultangazi 2 istasyonları sırasıyla 57,89 ve 53,18 mikrogramla bunu izledi. En düşük değerler ise Kandilli 1'de 12,96, Üsküdar 1'de 13,02 ve Ümraniye 1'de 15,17 mikrogram olarak belirlendi.

İstanbul Teknik Üniversitesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros, hava kalitesinin meteorolojik koşulların yanı sıra trafik, sanayi ve ısınma faaliyetlerinden etkilendiğini belirtti. Kuzeydoğulu rüzgarların kirleticilerin dağılımına katkı sağladığını, güneyli rüzgarlar veya düşük rüzgar hızının kirleticilerin yüzeye yakın birikmesine yol açabileceğini ifade etti.

Toros, eğitim döneminin başlamasıyla birlikte sabah ve akşam trafik yoğunluğunun arttığını, bunun hava kalitesini olumsuz etkilediğini belirtti. Yağışların asılı parçacıkların yeryüzüne taşınmasına katkıda bulunduğunu, gece saatlerindeki sıcaklık terselmesinin ise azot oksitler ve partikül maddelerin dağılımını zorlaştırabileceğini açıkladı.

Isınmada kullanılan katı ve sıvı yakıtlar, uygun yakma teknikleri, baca temizliği ve enerji tasarrufu hava kirliliğinin azaltılmasında etkili olabilir. Toros, binalarda ısı yalıtımı, gereğinden fazla ısıtmaktan kaçınma ve doğru yakma yöntemlerinin hem emisyonları hem de yakıt tüketimini düşürebileceğini kaydetti.

Kaynak: Habertürk