Esenyurt Belediyesinde kayyım yönetiminin başkan yardımcısı Yusuf Ulutaş'ın rüşvet iddiasıyla tutuklanması, belediyedeki denetim sorunu yeniden gündeme getirdi. Daha önce Beyoğlu ve Pendik belediyelerinde görev yapan Ulutaş'ın, Esenyurt'a atandığı dönemde yaklaşık 450 milyon lira rüşvet topladığı iddia edildi.
Ulutaş'ın kiraladığı iki ayrı evde bulunan büyük kasalardan rüşvet paralarının çıktığı görüntüler de kamuoyuyla paylaşıldı. İddiaların ardından İçişleri Bakanlığı, kayyım Can Aksoy'u görevden alarak İstanbul Vali Yardımcılığına getirdi; yerine Van'dan Ulaş Akhan görevlendirildi.
T24 yazarı Tolga Şardan'ın aktardığına göre Aksoy'un görevden alındığı güne kadar İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi tarafından müfettiş görevlendirilmemişti. Bakanlık bu yönde kamuoyu açıklamasında bulunmadı. Görevden alma kararı müfettiş raporu ya da görüşüne dayanmamıştı.
Şardan, Esenyurt'taki ağır iddialara rağmen muhalefet belediyelerine yönelik incelemelerde yapılan hızlı müfettiş atamalarının neden Esenyurt'ta uygulanmadığının açıklanmasını istedi. Kayyım döneminin araştırılmasının yanı sıra Aksoy'un görev ve denetim yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin de incelenmesini önerdi.
Ulutaş'ın Beyoğlu ve Pendik dönemlerinin de mercek altına alınmasını isteyen Şardan, Esenyurt'a görevlendirilmesinin arkasındaki kişilerin belirlenmesi gerektiğini savundu. Ulutaş'ın özel kalem müdürlüğü üzerinden istisnai kadroyla memur yapıldığı ve bu süreçte AKP'li Fatma Betül Sayan Kaya'nın rol aldığı iddiasını da aktardı; Kaya iddiayı reddetti.
Şardan, Esenyurt ve Yahşihan belediyelerindeki rüşvet iddialarının yatırım fonları gelişmeleri arasında geri planda kaldığını belirtti. Her iki belediyede ortaya çıkarılan iddiaların ayrıca incelenmesi gerektiğini vurguladı.
Kaynak: Evrensel