Prof. Dr. Mehmet Boynukalın, Ayasofya’nın yeniden ibadete açılmasının ardından baş imam olarak atandı. Laiklik konusundaki açıklamalarıyla tanınan Boynukalın, 2020-2021 yılları arasında Ayasofya Baş İmamlığı görevini yürüttü.

Boynukalın, Nisan 2021’de görevinden ayrıldı. Daha önce, Şubat 2021’de sosyal medya hesabından yeni anayasa tartışmalarına ilişkin görüşlerini paylaşmış, anayasada İslam’ın yer almasını ve laiklik ilkesinin çıkarılmasını istemişti. Bu açıklamaları, muhalefet partileri, barolar ve hukukçular tarafından anayasanın değiştirilemez maddelerini hedef aldığı gerekçesiyle eleştirilmişti.

Cumhuriyet’in kuruluşunun 103. yılında Boynukalın, sosyal medya üzerinden Cumhuriyet’e destek verdiğini, laiklik ve İslam düşmanlığına ise karşı çıktığını bildirdi. Türkiye Cumhuriyeti’nin 29 Ekim 1923’te İslam ve hilafet cumhuriyeti olarak kurulduğunu ileri sürdü. 1924’te hilafetin, 1926’da İslam hukukunun ilga edildiğini; 1928’de devletin dini İslam olduğu ibaresinin anayasadan çıkarıldığını ve 1937’de laikliğin anayasaya eklendiğini açıkladı.

Boynukalın, toplumsal sorunların çözümünü Cumhuriyet’in yeniden İslam’la taçlandırılmasında gördüğünü belirtti. Daha sonraki açıklamasında Cumhuriyet’i bir yönetim biçimi olarak tanımladı. İslam’ı esas alan bir cumhuriyette Allah’ın hükmüne aykırı kanun çıkarılamayacağını, laikliği esas alan düzenin ise İslam’a aykırı olacağını savundu.

Açıklamalarında hilafeti, yani Allah’ın indirdiğiyle hükmetmeyi temel unsur olarak gösteren Boynukalın, diğer yönetim biçimlerini şekil olarak nitelendirdi. Cumhuriyet, monarşi ve meşrutiyetin bu çerçevede biçimsel seçenekler olduğunu, asıl belirleyicinin ise hilafet olduğunu ifade etti.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika