Büyük avcı balıkların derisinde yüksek düzeyde cıva birikmesi, insan sağlığı açısından önemli riskler taşıyor. Restoran işletmecisi ve şef Ed Cotton ile gıda uzmanlarının paylaştığı bilgilere göre, bu türlerin derisiyle birlikte tüketilmesi toksik ağır metal zehirlenmesine yol açabiliyor.

Marlin, köpek balığı, kılıç balığı ve uskumru gibi büyük balıkların derisinin tüketilmemesi gerektiği vurgulanıyor. Dış yüzeyinde diken ve sert yapılar bulunan vatoz gibi dip balıklarının derileri de besin olarak uygun görülmüyor. Bu uyarı, özellikle büyük avcı balıkların deri katmanında metilciva yoğunluğunun daha yüksek olmasıyla ilişkilendiriliyor.

Doğada yaygın bulunan inorganik cıva, su kaynaklarına ulaştıktan sonra kimyasal değişime uğrayarak metilcivaya dönüşüyor. Metilciva önce fitoplanktonlara, ardından bu planktonlarla beslenen küçük balıklara geçiyor. Küçük balıkların avcılar tarafından tüketilmesiyle birlikte cıva biyolojik olarak birikiyor ve besin zincirinin üst basamaklarına doğru yükseliyor.

Bu birikim sonucunda büyük avcıların kas dokusunda, özellikle deri katmanında yüksek konsantrasyonda metilciva toplanıyor. Vücutta biriken cıva; baş ağrısı, uzuvlarda titreme, dikkat dağınıklığı ve hafıza kaybı gibi nörolojik sorunlara yol açabiliyor. Kalp ve damar sisteminde kalıcı hasar oluşturabileceği de bildiriliyor.

Uzmanlar, metilcivaya maruziyetin anne karnındaki bebeğin beyin gelişimini olumsuz etkileyebileceği için hamile kadınlar ve küçük çocuklar bakımından önem taşıdığını söylüyor. Bu gruplardaki kişilerin balık tüketiminde daha seçici davranması öneriliyor.

Her balığın derisi aynı riski taşımıyor. Omega-3 yağ asitleri bakımından zengin somon balığının derisi, uygun pişirme teknikleri kullanıldığında yağ ve protein kaynağı olarak tüketilebiliyor. Besin zincirinde daha düşük cıva tutulumuna sahip türler alternatif oluştururken büyük avcı balıkların derisinden uzak durulması gerekiyor.

Kaynak: Sözcü