Türkiye'de ticari taksiler uzun yıllar Doğan ve Şahin modelleriyle anıldı. Zamanla Fiat Albea ve Linea bu araçların yerini alırken, 2015'ten itibaren üretilen Fiat Egea özellikle büyükşehirlerde taksi piyasasının öne çıkan modellerinden biri oldu.

TOFAŞ'ın Bursa'daki fabrikasında 1977'de Şahin'i, 1981'de ise Doğan ve Kartal'ı üretmeye başlaması, bu modellerin yaygınlaşmasını destekledi. Satın alınabilirlik, bakım ve onarımda biriken deneyim ile yedek parçaya erişim, taksi sürücülerinin bu araçları tercih etmesinde etkili oldu.

Bir modelin çok sayıda takside kullanılması, sonraki tercihleri de etkileyebiliyor. Tamircilerin o modeli tanıması, parçaların yaygınlaşması ve sürücülerin bilinen sorunlara aşina olması, aynı aracın yeniden seçilmesini kolaylaştırıyor. Egea'nın sedan yapısı, geniş kullanım alanı ve Türkiye'de üretilmesi de yaygınlığında rol oynadı.

Taksilerde yalnızca alış fiyatı değil, günlük yoğun kullanımın toplam maliyeti de önemlidir. Yakıt tüketimi, periyodik bakım, yedek parça, arıza nedeniyle çalışamama süresi ve ikinci el satış değeri birlikte değerlendirildiğinden aynı fiyat aralığındaki araçlar arasında işletme maliyeti belirleyici olabiliyor.

İstanbul'da taksi araçlarının kapsamını belirleyen kurum Ulaşım Koordinasyon Merkezi'dir (UKOME). 2025'teki düzenleme kullanılabilecek araçların kapsamını genişletti ve yerlilik şartının uygulanma biçimini değiştirdi. Böylece araç seçeneklerinin artması gündeme geldi.

Temmuz 2026'da İstanbul'da duyurulan yaş değişikliğiyle, yerlilik katkı oranı yüzde 50'nin üzerinde olan araçlarda ilk alım yaşı 0-5, oranın altında kalan araçlarda 0-3 olarak düzenlendi. Kullanım yaşı 9 yıl olarak belirlendi. Türkiye'de tüm taksileri tek modele zorunlu kılan genel bir kural bulunmuyor; yerel düzenlemeler ve ruhsat koşulları seçenekleri belirliyor.

Kaynak: Evrensel