Organ bağışı, kişinin hayattayken veya yaşamını kaybettikten sonra belirli koşullarda organlarının başka hastaların tedavisinde kullanılmasını sağlar. Böbrek, karaciğer, kalp ve akciğer gibi organların ileri derecede işlev kaybına uğradığı hastalıklarda nakil gündeme gelebilir. Karar, hastanın genel sağlık durumu ve mevcut tıbbi seçenekler değerlendirilerek verilir.

Ölüm sonrası organ bağışı konusunda irade beyan edebilmek için 18 yaşını doldurmuş ve karar verme yeterliliğine sahip olmak gerekir. Bağış kapsamı ve işleyişi hakkında bilgi edinmek, verilen kararın aile üyeleriyle paylaşılması da süreçte kişinin isteğinin bilinmesine yardımcı olabilir.

Böbrek, karaciğer, kalp, akciğer, pankreas ve ince bağırsak nakledilebilen organlar arasında yer alır. Kornea gibi bazı dokular da belirli hastalıkların tedavisinde kullanılabilir. Her organın nakledilmesi ise organın sağlık durumu, alıcıyla uyumu ve tıbbi koşullara bağlıdır.

Uygun tıbbi koşulların sağlanması hâlinde, yaşamını kaybetmiş bir kişinin bağışladığı organlarla 8 kişiye kadar nakil yapılması mümkün olabilir. Kornea ve diğer doku bağışları da farklı hastaların tedavi süreçlerine katkı sağlayabilir. Her bağışta aynı sayıda kişiye nakil yapılması zorunlu değildir.

Canlı bağışçı, gerekli değerlendirmelerden geçerek böbreklerinden birini veya karaciğerinin bir bölümünü bağışlayabilir. Ölüm sonrası bağışlarda ise organlar belirli tıbbi ve yasal koşullar çerçevesinde değerlendirilir. Alıcının genel sağlık durumu, uygunluk ve cerrahiye uygunluğu nakil öncesinde incelenir.

Nakil sonrasında düzenli hekim kontrolleri, ilaçların önerilen şekilde kullanılması ve nakledilen organın işlevlerinin takip edilmesi gerekir. Organ Bağışı Haftası, doğru bilgi edinmeyi ve bağış konusunda bilinçli karar vermeyi hatırlatıyor. Nakil gereksinimi bulunan hastaların süreçleri ise ilgili uzmanlık ekipleri tarafından tıbbi durumlarına göre planlanır.

Kaynak: CNN Türk