Sıcak duş alışkanlığı, özellikle soğuk havalarda ciltte gerginlik, kuruluk, pullanma ve kaşıntı gibi şikayetlerin artmasına yol açabilir. Bunun temel nedeni, sıcak suyla ve uzun süre yıkanmanın cildin doğal yağ tabakasını olumsuz etkileyebilmesi olarak gösteriliyor. Suyun sıcaklığı kadar banyoda kalma süresi de önem taşıyor.
Cleveland Clinic dermatologlarından Shilpi Khetarpal, sıcak suyun cildin nemini azaltabileceğine dikkat çekiyor. Soğuk ve kuru havada cildin bariyer fonksiyonunun daha fazla etkilenebildiği belirtiliyor. Bu nedenle duşlarda çok sıcak su yerine ılık su kullanılması ve cildin gereksiz yere kuru bırakılmaması öneriliyor.
Duş süresi de cilt sağlığı üzerinde etkili. Amerikan Dermatoloji Akademisi (AAD), kuru cilt şikayetlerini azaltmak isteyenlerin banyo ve duş sürelerini 5-10 dakika ile sınırlandırmasını tavsiye ediyor. Uzun süre suya maruz kalmak cildin kuruluğunu artırabileceğinden duş sonrasında cildin nemlendirilmesi gerekiyor.
Duştan çıkar çıkmaz cildi havluyla sertçe ovalamak da tahrişe yol açabilir. Amerikan Dermatoloji Akademisi, cildin havluyla nazikçe tamponlanmasını öneriyor. Cilt henüz hafif nemliyken nemlendirici uygulanması ise mevcut nemin korunmasına yardımcı oluyor. Böylece suyun ve ovalama hareketlerinin cilt üzerindeki etkisi azaltılabilir.
Kuru cilt ve kaşıntı şikayetlerinin yalnızca duş alışkanlıklarından kaynaklandığı düşünülmemeli. Altta yatan farklı bir cilt sorunu olasılığına karşı dermatoloji uzmanına başvurmak gerekiyor. Böylece ciltteki rahatsızlığın nedeni uzman tarafından değerlendirilebilir.
Kaynak: Habertürk