Japon inanışına göre şiddet, cinayet, intihar veya yalnızlık nedeniyle trajik biçimde ölenlerin ruhları öldükleri mekânı terk etmiyor. Bu inanç, emlak sektöründe Jiko Bukken olarak adlandırılan özel bir mülk kategorisinin oluşmasına yol açtı.
Japon hükümetinin 2021 yılında çıkardığı yönergelere göre emlakçılar, intihar, cinayet, yangın veya cesedin uzun süre bulunamadığı ölüm vakalarını bildirmek zorunda. Kiralık mülklerde bildirim için en fazla 3 yıllık süre bulunurken, satılık mülklerde böyle bir sınırlama yer almıyor.
Tokyo'da emlakçılık yapan Erik Oskamp, Japonların bu tür evlere yaklaşımını oldukça isteksiz bulduğunu belirtti. Mezarlığa yakın konumlar ve intihar vakası yaşanmış binalar, birçok kiracıyı uzaklaştırıyor. İngiltere'de benzer bir bildirim zorunluluğu bulunmazken, ABD'de uygulama eyalete göre değişiyor.
Geçmişte toplumun uzak durduğu mülkler, 2005 yılında kurulan Oshimaland gibi harita platformları sayesinde daha kolay bulunabilir hâle geldi. Artan konut fiyatları ve yaşam maliyetleri de algıyı değiştiriyor; yapılan anketlerde Japon halkının yarısından fazlası, ucuz olduğu sürece bir Jiko Bukken kiralamaya istekli.
Eğlence sanatçısı Ryua, Setagaya'da 25 metrekarelik bir stüdyoda yaşıyor. Önceki kiracının intihar ettiği ev için ödediği aylık 45 bin yen, normalde belirlenen 62 bin yenlik kiradan %30 düşük. Ryua, evde yaşadığı süre boyunca çeşitli doğaüstü olaylar yaşadığını ve memnun olduğunu ifade ediyor.
Kagoshima'da yaşayan Amerikalı tur rehberi Diane Tincher ise hayaletlere inanmadığını, ancak Japonların bu inançlara yaklaşımını bildiğini söyledi. 45 milyon yen değerindeki bir evi 20 milyon yenе satın alan Tincher, uygun fiyat ve konforun kendisi için bir şans oluşturduğunu belirtti.
Kaynak: Milliyet Son Dakika