İstanbul’da hava kirliliğinin kent genelinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3 arttığı bildirildi. Ancak ilçeler arasındaki fark daha dikkat çekici. Kandilli, en temiz havanın görüldüğü bölgeler arasında yer alırken Sultangazi’de kirliliğin 5 kat daha fazla olduğu kaydedildi. Bazı bölgelerde ise hava kalitesi bir yılda yüzde 75 oranında bozuldu.

İlçeler arasındaki değişimi değerlendiren CNN TÜRK Meteoroloji Danışmanı Prof. Dr. Orhan Şen, topoğrafik yapının ve hava sirkülasyonunun etkili olduğunu belirtti. Vadi şeklindeki alanlarda hareketin yetersiz kalması, kirleticilerin birikmesine yol açabiliyor. Mecidiyeköy, Şişli ve Taksim çevresindeki yoğun trafik de kirliliğe katkıda bulunuyor.

Ulaşım kaynaklı emisyonlar İstanbul’un hava kalitesini etkileyen başka unsurlar arasında yer alıyor. Şen, İstanbul Boğazı’ndan günde yaklaşık 300 tanker geçtiğini ve gemilerin kullandığı yakıtın atmosfere kirletici bıraktığını ifade etti. Boğazın kanal oluşturması nedeniyle bu kirliliğin şehir üzerinde birikebildiğini belirtti. İstanbul Havalimanı çevresinde ise günde yaklaşık 1000 ila 1500 uçağın iniş ve kalkış yaptığı kaydedildi.

Sanayi tesisleri de bazı yerlerde olumsuz etki yaratıyor. Ayamama Deresi ve Menekşe Deresi çevresindeki küçük ölçekli işletmeler, bölgedeki kirliliğin kaynakları arasında gösterildi. Ataşehir örneğinde ise çevredeki kömür kullanımından kaynaklanan emisyonların rüzgârla başka ilçelere taşınabileceği ifade edildi.

Levent ve Maslak çevresindeki yüksek yapılaşma da hava hareketlerini etkileyebiliyor. Prof. Dr. Orhan Şen, hâkim rüzgâr yönü gözetilmeden inşa edilen gökdelenlerin kuzeyli rüzgârların şehir içine ulaşmasını engelleyebildiğini, kirleticilerin yer seviyesine yakın birikebileceğini söyledi. Bu durum özellikle Mecidiyeköy’ün arka kesimleri, Ataşehir ve Yenibosna çevresinde önem taşıyor.

Kış yaklaşırken bazı şehirlerde kirliliğin sorun olmayı sürdürdüğünü belirten Şen, doğal gaz kullanımının yaygınlaşmasıyla bazı bölgelerde hava kalitesinin iyileştiğini kaydetti. İstanbul’da ise trafik yoğunluğu, ısınma kaynaklı emisyonlar, sanayi faaliyetleri, uçak ve gemi trafiği, topoğrafya ve yüksek yapılaşmanın birlikte etkili olduğunu belirtti.

Kaynak: CNN Türk