Fransa ve İspanya sınırındaki Sülün Adası, 1659 yılından bu yana her altı ayda bir iki ülke arasında devrediliyor. Adanın yönetimi, yılda iki kez düzenlenen resmi devir teslim töreniyle değiştiriliyor. Bu gelenek 350 yılı aşkın süredir sürüyor.

Ada, Fransa ile İspanya’yı ayıran Bidasoa Nehri’nin ortasında yer alıyor. 1659 tarihli Pireneler Antlaşması’nın belirlediği özel kurallara göre yönetilen Sülün Adası, 180 günde bir sınır krizi yaşanmadan diğer ülkenin egemenliğine geçiyor.

Yönetim takvimine göre kara parçası 1 Şubat ile 31 Temmuz arasında İspanya topraklarına katılıyor. 1 Ağustos’tan 31 Ocak’a kadar süren dönemde ise kontrol tamamen Fransa’ya geçiyor. Böylece adanın yönetimi düzenli aralıklarla iki ülke arasında değişiyor.

Devir işlemi, iki ülkenin resmi yetkililerinin katıldığı törenle gerçekleştiriliyor. Adanın idaresi bu törensel düzenle belirleniyor ve yüzyıllardır süren uygulama kesintisiz biçimde devam ediyor. Kaynak, bu düzeni dünyada benzeri bulunmayan bir yönetim biçimi olarak tanımlıyor.

Sülün Adası’nın tarihi ve hassas diplomatik statüsü nedeniyle üzerinde kalıcı yerleşim yeri veya yapı bulunmuyor. Uluslararası düzeyde bir sınır ihlali ya da kriz oluşmasını önlemek amacıyla sivil vatandaşların adaya ayak basmasına kesinlikle izin verilmiyor. Bu nedenle üzerinde kimsenin yaşamadığı küçük alan, iki ülkenin sınır paylaşımı açısından özgün bir örnek oluşturuyor.

Kaynak: Sözcü