Masada değerlendirilen emekli maaşı artış seçeneklerinde seyyanen zamın yanı sıra yaş grupları, bölgesel yaşam maliyetleri ve sosyal-ekonomik koşullara göre kademeli destek modelleri konuşuluyor. 65 yaş ve üzerindekiler ile emeklilik sonrasında çalışmayı sürdürenlerin ayrı değerlendirilmesi de öne çıkıyor.

Hane halkının toplam geliri, diğer aile bireylerinin kazançları, ev sahibi olma ve kira yükü de düzenlemenin kapsamına alınabilecek. Aynı aylığı alan emeklilerin yaşam koşullarının farklılığı nedeniyle desteğin kişiselleştirilmesi tartışılıyor. Bölgesel yaşam maliyetleri ile Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi verilerinin yeni modelde kullanılabileceği belirtiliyor.

Türkiye'de 16,8 milyon emekli bulunduğunu belirten uzmanlar, sosyal güvenlik harcamaları için ayrılan 1 trilyon liranın tamamı aylıklara aktarılsa kişi başına ortalama 5 bin liralık artış hesapladı. Ancak bu kaynağın sağlık harcamaları ve bayram ikramiyeleri de kapsadığı için gerçek artışın aynı düzeyde olması beklenmiyor.

Emekliler, yeni kategoriler yerine çalışma süreleri ve ödenen primlerin hakkaniyetli biçimde değerlendirilmesini istiyor. Emekli İsmet Durmuş, kiraların 25-30 bin liraya ulaştığını belirterek en düşük emekli aylığının 35-40 bin lira olması gerektiğini savunuyor. Başka bir emekli, yedi yıldır lokantaya gidemediğini belirterek geçim sıkıntısını anlatıyor.

Sosyal Güvenlik Başuzmanı İsa Karakaş, geçmişte zam oranlarının önce yüzde 25'e, ardından yüzde 30'a çıkarıldığını hatırlatarak benzer bir uygulamanın yeniden gündeme gelebileceğini söylüyor. 25 bin 153 liralık artış senaryosunda 50 bin liranın altında emekli maaşı kalmayacağını öne sürüyor. Ekim ayı açlık sınırı verilerine göre yalnızca mutfak giderlerinin 40 bin lira civarına ulaşabileceğini belirtiyor.

Kaynak: Karar