Bağımsız gazeteci Mustafa Özdemir, Ekvador'da Türkiye'ye gönderilmek istenen 748 kilogram kokainin ele geçirilmesini gündeme taşıdı. Özdemir'in haberinde, uyuşturucu sevkiyatlarının yanı sıra elde edilen suç gelirlerinin transferinde Türkiye'nin rol oynadığı yönünde iddialar öne çıkarıldı.

Kokain, Ekvador'un Guayaquil şehrine bağlı Posorja Limanı'nda iki konteynere yüklenmiş çimento çuvallarının içinde bulundu. Ele geçirilen uyuşturucunun Avrupa piyasasındaki değerinin yaklaşık 35 milyon dolar olduğu ve sevkiyatın varış noktasının Türkiye olduğu bildirildi. Türkiye'deki alıcı ile ilgili sorulara Ekvador makamlarından henüz yanıt gelmedi.

Özdemir'in dayandığı bir DNI raporunda, uyuşturucu ticareti ve kara para aklama faaliyetlerinin uzaktan koordinasyon merkezinin İspanya ile Türkiye olduğu ileri sürüldü. Finansal yönetim merkezlerinin Dubai'den Türkiye'ye kaydığına ilişkin başka iddialar da aktarıldı. Haberde, Başsavcılığın sözü edilen yapının varlığına ilişkin kanıt bulunmadığını açıkladığı belirtildi.

Dosyada, Arnavut Kompania Bello ağının lideri olduğu belirtilen Dritan Rexhepi'nin 2022'de Ekvador'dan kaçtıktan sonra 2023'te İstanbul Beylikdüzü'nde yakalandığı ve Türkiye'ye sahte Kolombiya pasaportuyla girdiği aktarıldı. Rexhepi Ocak 2025'te Arnavutluk'a iade edildi. Los Lobos çetesinin lideri Pipo olarak tanımlanan Wilmer Geovanny Chavarría Barré'nin ise Kasım 2025'te İspanya'nın Málaga kentinde yakalandığı bildirildi.

Renato Rivera, Türkiye'nin uyuşturucu ağları açısından önemini lojistik ve finans faaliyetlerinin aynı coğrafyada buluşmasına bağladı. Rivera'ya göre ağların uluslararası aracıları Türkiye'deki altyapıdan yararlanabiliyor; ancak ana finans ve pazarlık merkezinin hâlâ Dubai olduğunu düşünüyor. Türkiye'de ise MASAK raporları doğrultusunda Comanchero örgütüyle ilgili 55 şüphelinin yaklaşık 4,5 milyar liralık mal varlığına el konulmuştu.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika