BBVA Research, küresel faiz oranlarının yüksek kalması halinde Türk lirası varlıklarının yatırımcılara sağladığı avantajın daralabileceğini öne sürdü. Analize göre para birimine yönelme eğilimi riski de beraberinde geliyor; bu nedenle yatırımcıların dolarizasyona doğru kaymaya karşı dikkatli olması gerekiyor.

Analizin notunu BBVA Ekonomistleri Adem İleri ve Seda Güler Mert hazırladı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın birikmiş reel değer kazancını geri almak amacıyla döviz kuru stratejisini sürdüreceğine yönelik sinyal verdiği bir dönemde dolar varlıklarına ilgi oluşabileceği kaydedildi. Dolarizasyon riskinin artması, TL getirilerinin cazibesini destekleyen yüksek reel faizlere rağmen gündeme gelebiliyor.

Aralık ayına ilişkin değerlendirmede Merkez Bankası’nın enflasyonun son yaklaşık beş yılın en zayıf temposuna gerilemesinin ardından Perşembe günü ABD-İsrail’in başlattığı İran savaşından bu yana ilk kez politika faiz oranını indirdiği belirtiliyor. BBVA ise enflasyonun gevşediğine dair daha net işaretler görünene kadar politika faizinin yüzde 36 seviyesinde kalmasını bekliyor.

Ekonomistler, yüksek reel faizlerin Türk lirası tasarruflarını desteklemesi ve kısa vadede parasal gevşemeye sınırlı alan bırakması nedeniyle para politikasının kısıtlayıcı kalmasını öngörüyor. Bu çerçeve, TL varlıklarının getiri avantajına devam ederken kur politikasından doğan riskin önemini artırıyor.

Yıl sonu enflasyonunun piyasa beklentileriyle geniş ölçüde uyumlu biçimde yüzde 30’un altına düşme olasılığının güçlenmesi hâlinde Merkez Bankası’nın Aralık ayındaki toplantısında 100 bas puanlık ilave bir faiz indirimi yapabileceği bildirildi. Böyle bir indirim, TL’ye yönelik risk iştahını artırabilir.

Analizin temel uyarısı, yüksek reel getirilerin TL’ye ilgiyi korumasına rağmen döviz varlıklarına yönelme potansiyelinin güçlendiği dönemde yatırımcıların para birimi tercihlerini yeniden değerlendirmesi gerektiği yönünde.

Kaynak: Bloomberg HT