Azerbaycan’ın okullarda kıyafet bütünlüğünü sağlamaya yönelik 21 Eylül tarihli kararı, başı kapalı kız öğrenciler ile öğretmenleri etkiledi ve okullara gitmelerini engelledi. Ülkede protestolar görüldü; düzenleme laik eğitim, üniforma bütünlüğü ve dini radikalizmle mücadele çerçevesinde sunuldu.

22 Eylül’de Birleşmiş Milletler’de konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bazı ülkelerin okullardaki başörtüsü yasaklarını kadın haklarına saldırı olarak eleştirdi. Bursalı, eleştirinin güncel olarak Azerbaycan’ı işaret ettiğini ve Türkiye’deki siyasal İslamcı çevrelerin tepkisini ağırlaştırdığını yazdı.

Azerbaycan, protestolarda öne çıkanlara giriş yasağı koydu ve kırmızı bültenle bazı çevrelerin tutuklanmasını istedi. Bursalı, karşılığın ülkenin iç işlerine karışıldığı yönündeki anlayışla bağlandığını yazdı.

Yazar, Türkiye ile Azerbaycan ilişkilerinin başörtüsü üzerinden mi kurulacağı, yoksa kardeşlik, ortaklıklar ve iş birliği mi esas alınacağı sorusunu gündeme getirdi. Eleştirilerin arkasında Türkiye’nin ağabeylik anlayışının bulunabileceğini, Azerbaycan’ın da buna sert tepki verebileceğini öne sürdü.

Bursalı, bu tutumun diğer Türk cumhuriyetleriyle ilişkileri zedeleyebileceğini savundu. Karadağ için verilen yardımın bazı çevrelerde anılmadığını, Aliyev’in karşılık verdiğini ve kardeşlik yardımının başörtüsü tartışmasına dönüştürülmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti.

Ankara’nın gerginliği aşmak için Saral’ı görevinden aldığını, Erdoğan’ın Güney Kore’ye giderken Azerbaycan üzerinden Aliyev’e sıcak mesaj gönderdiğini ve Zafer Günü’ne katılmayı uygun gördüğünü aktaran yazar, küskünlüğün hemen gidermeyeceğini düşünüyor. Mısır ilişkilerinin 11 yıl sonra da eski haline dönmediğini vurguladı.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika