Ons altın, 22 Ekim Perşembe gününün ilk Asya işlemlerinde 4.123 dolar civarında seyrediyor. Fiyatın 4.100 dolarlık destek bölgesine yaklaşması, kısa vadede satış baskısının artıp artmayacağı yönünde dikkat çekiyor.

Altının 4.100 doların altında kalıcı biçimde işlem görmesi, düşüşlerin sürebileceği riskini öne çıkarıyor. Bölgeden toparlanma yaşanması halinde ise yatırımcıların 4.150 ve 4.180 dolar seviyelerine yönelmesi beklenebilir. Daha güçlü bir yükseliş için yaklaşık 4.240 doların aşılması gerekiyor. Bu seviyeler kesin dönüş noktaları değil, teknik göstergelerin işaret ettiği izleme alanları olarak değerlendiriliyor.

ABD tahvil getirilerinin yüksek seyri, faiz getirisi sağlamayan altının cazibesini azaltan başlıca unsurlardan biri. Güçlü dolar da diğer para birimleriyle alım yapan yatırımcıların maliyetini artırarak fiyat üzerinde baskı oluşturabiliyor. Orta Doğu'daki gerilim ise güvenli liman talebini destekleyebilirken petrol fiyatları üzerinden enflasyon beklentilerini etkileyerek dolaylı bir risk yaratıyor.

ABD Merkez Bankası, 27-28 Ekim tarihlerinde faiz kararını açıklayacak. Piyasalarda faizin sabit bırakılması beklenirken açıklamaların Aralık toplantısına ilişkin beklentileri değiştirmesi mümkün. Toplantının ardından 29 Ekim'de ABD'nin kişisel tüketim harcamaları enflasyon verisi açıklanacak. Beklentilerin üzerinde çıkan bir sonuç faiz artışı ihtimalini güçlendirebilir; daha ılımlı veri ise dolar ve tahvil getirileri üzerinden desteğe yol açabilir.

Aşağı yönde 4.050 dolar bölgesi de olası satış baskısının devamı açısından izleniyor. Ons altındaki gerileme Türkiye'deki gram altın fiyatlarını etkiliyor; ancak dolar/TL kurunun seyri, uluslararası piyasadaki hareketin iç piyasaya ne ölçüde yansıyacağını belirliyor. Bu nedenle ons altın düşerken gram altındaki kayıp daha sınırlı kalabiliyor.

Önümüzdeki hafta altın açısından Fed'in faiz mesajları ile döviz kurundaki hareketler temel izleme başlıkları olacak. Enflasyon verisi, tahvil getirileri ve petrol fiyatlarındaki seyir ise fiyat üzerindeki baskının ve toparlanmanın yönünü belirleyebilecek.

Kaynak: Dünya Gazetesi