Yapay zeka teknolojilerinin gelişimi için gereken devasa veri ihtiyacı, şirketleri sıra dışı kaynaklara yönlendiriyor. Son dönemde ortaya çıkan bilgiler, teknoloji devlerinin veri açlığını gidermek için tarihi kitapların peşine düştüğünü ortaya koyuyor.
Sahaf rafları yapay zekanın hedefinde
Avrupa genelinde faaliyet gösteren sahaflar, alışılmadık bir ilgiyle karşı karşıya bulunuyor. Paravan şirketler aracılığıyla milyonlarca ikinci el kitap toplu halde satın alınıyor. Bu kuruluşlar, eserleri tarayarak yapay zeka modellerinin eğitiminde kullanılacak dijital verilere dönüştürüyor. Satın alma süreci büyük bir gizlilik içinde yürütülüyor; sahaflar bile kimin için alışveriş yaptıklarını çoğu zaman bilemiyor.
Dijitalleştirme sonrası sistematik imha
Kitapların dijital kopyaları elde edildikten sonra fiziksel nüshalar düzenli bir şekilde yok ediliyor. Uzmanlar, bu sürecin özellikle nadir baskılar, antika değeri taşıyan eserler ve artık basılmayan kitaplar için telafi edilemez kayıplar yarattığına dikkat çekiyor. Bir daha yerine konulamayacak tarihi belgeler, sessiz sedasız ortadan kaldırılıyor.
Kültürel belleğe ağır darbe
Araştırmacılar ve kültürel miras uzmanları, yapay zeka uğruna yürütülen bu operasyonun ciddi sonuçlar doğurabileceği konusunda kamuoyunu uyarıyor. Dijital kopyaların fiziksel nüshaların yerini tutamayacağı, kâğıt ve mürekkebin taşıdığı tarihsel değerin kaybolduğu vurgulanıyor. Sessiz biçimde ilerleyen sürecin, gelecek nesillere aktarılacak kültürel birikimi tehdit ettiği belirtiliyor. Bazı akademisyenler, bu durumun bir tür dijital çağın kitap yakımı olduğunu söylüyor.






