Kalp hastalıkları çoğunlukla kalp krizi ve felç riskiyle ilişkilendirilir. Ancak kalbin atış düzeni, beyin sağlığı üzerinde de etkili olabilir. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Selma Akdeniz Oskay, kalbin kulakçıklarının düzensiz çalışmasıyla ortaya çıkan atriyal fibrilasyonun zihinsel işlevler açısından önem taşıdığını belirtti.
Çarpıntı, nefes darlığı ve halsizlikle kendini gösterebilen bu tablo bazen belirgin belirtiler olmadan ilerleyebiliyor. Atriyal fibrilasyonun en bilinen tehlikesi felç olsa da güncel araştırmalar, düzensiz atışın uzun vadede bilişsel işlevler üzerinde risk oluşturabileceğini gösteriyor.
Dr. Oskay, kalp ile beyin arasındaki bağlantıyı açıklarken pıhtı oluşumu, beyin damarlarının tıkanması ve fark edilmeden gelişebilen mikro damar hasarlarına dikkat çekti. Beyne giden kan akımındaki değişimlerin yüksek tansiyon ve diyabet gibi etkenlerle birleşmesi, zamanla hafıza ve dikkat becerilerini zayıflatabilir.
Araştırmalarda atriyal fibrilasyonu bulunan kişilerde demans riskinin daha yüksek görüldüğüne işaret edildiğini belirten Dr. Oskay, bunun doğrudan nedensellik kanıtı olmadığını vurguladı. Ritim bozukluğunun ne kadarının, yüksek tansiyon veya diyabetin ise ne kadarının bu tabloya katkıda bulunduğunun kesinleşmediğini ifade etti.
Dr. Oskay, kalp ve damar sağlığının zihinsel sağlıktan ayrı düşünülemeyeceğini ve paniğe kapılmamak gerektiğini söyledi. Tansiyon, kan şekeri ve kolesterol değerlerinin düzenli kontrol edilmesini, nabızdaki düzensizlik, göğüste tekleme ve ani çarpıntılarda kardiyoloji uzmanına başvurulmasını önerdi.
Teşhis konulan hastaların uygun kan sulandırıcı tedaviyi aksatmaması da önem taşıyor. Dr. Oskay, bu tedavilerin felç ihtimalini ciddi biçimde azaltabileceğini ve düzenli hafif egzersiz ile dengeli beslenmenin damar sağlığını korumaya katkı sağlayabileceğini belirtti.
Kaynak: Karar