Gezi davasında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası nedeniyle 1 Kasım 2017’den bu yana Silivri Cezaevi'nde tutulan Osman Kavala, dokuzuncu yılını değerlendiren yazılı açıklamasını 1 Kasım 2026 tarihinde yayımladı. Açıklamada yargılama sürecindeki iddialara ve hukuki sorunlara değinildi.

Kavala, ilk tutuklandığında cezai hatanın kısa sürede giderileceğini düşündüğünü, ancak bu beklentinin gerçekleşmediğini belirtti. Daha önce beraat ettiğini hatırlatarak sonraki süreçte casusluk suçlamalarıyla tutulmaya devam edildiğini açıkladı.

Beraat kararlarının bozulmasının ardından kendisi ve diğer sanıklar hakkında ağır cezai hükümler verildiğini söyleyen Kavala, suçlamaların somut delillerden yoksun olduğunu savundu. Taksim Dayanışma Platformu'na ilişkin iddiaları da reddetti; delil bulunmamasını telafi etmek için akılalmaz iddiaların öne sürüldüğünü ileri sürdü.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) son dönem kararlarına da işaret eden Kavala, özgürlüğün kısıtlanmasına yol açan uygulamaların adaletin açık bir inkârı olduğunu değerlendirdi. Bunun yalnız hukuki değil, derin etik sorunlar doğurduğunu ve insan hayatının değersizleştirildiğini belirtti.

Cezaevine girdiğinde 60 yaşında olduğunu hatırlatan Kavala, sivil toplum alanında aktif çalışabileceği sürenin neredeyse tamamını, sağlıklı yaşayabileceği yılların önemli bir kısmını cezaevinde geçirdiğini aktardı.

Kavala, ülkemde hukuk devletinin tesisine yönelik gelişmeler görülebileceğine inandığını ifade etti. Gezi davasından ve maruz kaldığı adaletsizlikten ders çıkarılması halinde bunun kendisi için teselli kaynağı olacağını açıkladı.

Kaynak: Evrensel