ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri hazırlıkları, İran’dan gelen karşılık verme tehditleri ve farklı cephelerde süren çatışmalar, bölgede yeni bir kriz olasılığını gündeme taşıyor. Yemen, Lübnan ve Hürmüz Boğazı, riskin savaş dışı aktörleri ve deniz ulaşımı üzerinden yayılabileceği alanlar olarak öne çıkıyor.
Arap basınında ABD’nin bölgedeki askeri varlığını artırdığı, İsrail’e malzeme sevk ettiği ve savaş gemilerini konuşlandırdığı bildirildi. Bu yığılmanın 2003’teki Irak işgalinden bu yana gerçekleştirilen en büyük askeri yığılak olabileceği kaydedildi. ABD’nin 3 Kasım ara seçimlerinin ardından İran’a yönelik kısa ve yoğun bir operasyon ihtimali değerlendiriliyor.
İran ise savaşı bölgeye yayma ve internet altyapısını hedef alma tehditlerini sürdürüyor. İran Kara Kuvvetleri Komutanı Emir Hatemi, insansız hava araçları ve silah sistemleri kapasitesinin geliştiğini belirtti. ABD ve İsrail’in hareketliliği, Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilim ve Suudi Arabistan ile Yemen arasındaki savaş bir arada değerlendiriliyor.
Diplomatik kanallar da hareketlilik gösteriyor. 7 Ağustos’ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ arasında ortak savunma ilkesi içeriyor. 26 Ekim’de bu üç ülkenin heyetinin Tahran’ı ziyareti, savunma düzenlemesinin yanı sıra gerilimi düşürme girişimi olarak değerlendirildi.
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, dörtlü toplantının ardından Batı Asya güvenliğinin bölgesel iş birliğine dayanması ve dış müdahalelerin önlenmesi konusunda mutabakata varıldığını açıkladı. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı ise ziyaretin diyaloğu ve diplomatik çözümleri teşvik etme amacı taşıdığını bildirdi.
İsrail’de 27 Ekim seçimlerinde blokların 53 ve 48 sandalye almasına rağmen hükümet kurmak için gereken 61 sandalyeye ulaşılamadı. Arap çoğunluklu iki parti 19 sandalye kazandı. El Ahbar yazarı Hüseyin Sabra, çatışmanın karşılıklı saldırıların ötesine geçerek geniş bir bölgesel krize dönüşebileceğini, ancak bunun ne zaman yaşanacağını belirlemenin mümkün olmadığını değerlendirdi.
Kaynak: Evrensel