Alışveriş merkezlerinde ve büyük giyim mağazalarında soyunma kabinlerinin önü, mahremiyet ile eşlik hakkının çatıştığı alana dönüştü. Kapı önünde bekleyenler, dar koridorları ve yeterli oturma alanı bulunmamasını güvenlik kaygısı olarak değerlendiriyor.

Gamze K., kabin önündeki erkeklerin yakın durmasını ve perde aralıklarından görüntülenme ihtimalini rahatsız edici buluyor. Seda G. ise kadınların üstünü değiştirirken yabancı birinin bakışına maruz kalmak istemediğini, tamamen kapalı kabinlerin daha güvenli olacağını savunuyor.

İbrahim F. eşiyle birlikte alışveriş yaparken kabin önünde beklediğini, ancak kararın hızlı verilmesini ve askıların toplanmasını istediğini belirtiyor. Gizem H. bu uygulamayı alışverişten vazgeçmeye yol açabilen bir sorun görürken, Ali B. eşine fikir vermenin meşru olduğunu savunuyor.

TÜKONFED Başkan Vekili Avukat İbrahim Güllü, kabin önünde beklemenin tek başına hukuka aykırı olmadığını ve bir refakatçinin yalnızca erkek olması nedeniyle kötü niyetli sayılamayacağını belirtiyor. Yakınlarda bulunma otomatik olarak suç oluşturmasa da makul mesafe ve davranışın niteliği önem taşıyor.

Güllü’ye göre kabin kapısına dayanmak, perde aralığından bakmaya çalışmak, kapı önünü uzun süre işgal etmek ve uyarıya rağmen yaklaşmayı sürdürmek kişisel alanı ihlal ediyor. Kabin içini gizlice görüntülemek veya telefonla kayıt almaya çalışmak ise daha ciddi hukuki sonuçlar doğurabilir.

Avukat Güllü, kabinlerin korunaklı tasarlanmasını, bekleme düzeninin belirlenmesini, eğitimli personel bulundurulmasını ve şikâyetlerin hızlı ele alınmasını öneriyor. Rahatsızlık yaşayan tüketicilerin önce görevliye, ardından yazılı olarak mağaza yönetimine başvurması; uygun durumlarda tüketici mercileri ile adli makamlara müracaat etmesi gerektiğini belirtiyor.

Kaynak: Hürriyet