İstanbul'da otopark krizi büyüyor: Her daireye bir araç düşmüyor
İstanbul'da yeni yapılan binalarda 'otoparklı' ibaresiyle satılan konutlarda, daire sayısı ile otopark kapasitesi arasındaki uyumsuzluk vatandaşları şaşkına çeviriyor. Mevzuattaki ilçe bazlı farklı hesaplama yöntemleri, otopark sorununu daha da karmaşık hale getiriyor.

İstanbul'da hızla artan araç sayısı, kent genelinde park sorununu kronik bir hale getirmiş durumda. Özellikle yeni projelerde sıklıkla karşılaşılan 'otoparklı' ifadesi, pek çok kişiye her daire için ayrı bir park yeri bulunduğu izlenimini verse de gerçek tablo düşünüldüğünden çok daha farklı.
Mevzuat, ilçe ilçe farklı uygulanıyor
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı ilçelerde otopark hesaplaması, imar planları ve bölgesel düzenlemelere göre değişiklik gösteriyor. Bazı ilçelerde her daire için bir otopark zorunluluğu bulunurken, bazılarında daire sayısının belirli bir oranı kadar otopark yeterli kabul ediliyor. Bu durum, aynı projede bile farklı uygulamalarla karşılaşılmasına yol açıyor.
Daire sayısı ile otopark sayısı uyuşmuyor
Yeni konut projelerinde otopark kapasitesi hesaplanırken dikkate alınan kriterler arasında daire büyüklüğü, konum ve ulaşım imkânları gibi faktörler bulunuyor. Ancak bu hesaplama yöntemi, küçük dairelerde ya da toplu taşıma ağının yoğun olduğu bölgelerde araç başına düşen otopark sayısını azaltabiliyor. Sonuç olarak, bir binada otopark olması, her araç için yer ayrıldığı anlamına gelmiyor.
Vatandaş ne yapmalı?
Uzmanlar, konut satın almadan önce otopark yönetmeliğini ve proje detaylarını dikkatle incelemek gerektiğine dikkat çekiyor. Tapuya yazılan otopark hakları, bağımsız bölüm olarak ayrılıp ayrılmadığı ve ortak alan kullanımı gibi detaylar, ileride ciddi hukuki ve pratik sorunlara zemin hazırlayabiliyor.
İstanbul'da araç yoğunluğu artmaya devam ederken, otopark planlamasındaki bu belirsizlik hem sürücüleri hem de konut alıcılarını zor durumda bırakmaya devam ediyor.


