Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı Direktörü David Stevenson, BM Cenevre Ofisi'nin haftalık basın toplantısına çevrim içi katılarak KDC'deki Ebola salgını ile insani koşulları değerlendirdi. Salgının ülkenin kuzeyinde yer alan sekizinci eyalete ulaştığını bildiren Stevenson, virüsün zaten ağır koşullarda yaşayan toplulukları etkilediğini açıkladı.
Stevenson, hastalığa karşı korunma önlemlerine uyum sağlamanın ailelerin çocuklarını besleyemekten mahrum kalmasına yol açabileceğini ifade etti. Gıda güvensizliğinin salgının kontrol altına alınmasını zorlaştırdığını belirten WFP Direktörü, açlığın hastalıkla mücadele için gereken çalışmaları aksattığını kaydetti. Ebola ile mücadele ekiplerinin ciddi gıda güvensizliğinin bulunduğu ve ailelerin sürekli yer değiştirdiği bölgelerde görev yaptığını aktaran Stevenson, geçim kaynaklarının kaybı ile sağlık hizmetlerine erişimdeki sorunların müdahale çalışmalarını güçleştirdiğini açıkladı. Gıda yardımının tedavi sürecini desteklediğini ve sağlık müdahalesinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.WFP'nin salgınla mücadele programı kapsamında 60 tedavi ve izolasyon merkezinde 744 binden fazla sıcak yemek dağıtıldığını bildiren Stevenson, hastaların ailelerine 3 bin metrik tondan fazla gıda ulaştırıldığını açıkladı. Yardımların tedavi, izolasyon ve iyileşme süreçlerinde hastaları ve haneleri desteklemeyi amaçladığını belirtti.
WFP'nin önümüzdeki 6 aylık planı, hastalar ile şüpheli vakaların yaklaşık yarım milyonunu kapsayacak kuru gıda yardımını içeriyor. Stevenson, sıcak yemek ve kuru gıda yardımları için 79 milyon dolar, toplam program için ise 115 milyon dolar gerektiğini bildirdi.
KDC'de mayıs ortasında ilan edilen salgında en az 9 bin 400 vaka ve 4 bin 500'den fazla ölüm kaydedildi. Yetkililerin pazar günü açıkladığı verilere göre salgın, ülke tarihindeki en ölümcül Ebola salgını oldu. Hastalık komşu ülkelerde de görüldü; Uganda salgından arındığını açıklarken Kenya'da pazar günü itibarıyla 8 vaka bildirildi. Salgına nadir görülen Bundibugyo virüsünün neden olduğu ve bu virüse karşı onaylanmış aşı veya tedavi bulunmadığı da kaydedildi. Nüfus hareketliliği, silahlı grupların şiddeti, halkın sağlık ekiplerine duyduğu güvensizlik ve sağlık çalışanlarının kötü koşulları yayılmayı hızlandıran etkenler arasında gösterildi.
Kaynak: Karar